| |
-U- Ucu dokunmak :
Herhangi bir işten zarar görmek Uç vermek :
Görünmek,yetişmek,belirmek Ufağını tefeğini toplamak : Kendine ait ne
varsa toplamak Ufuk açılmak : Yeni imkanlar belirmek Ulan
: Nefret,öfke ifade eden bir hitap şekli Ulu orta konuşmak :
Düşünmeden söylemek,rastgele söylemek Ununu elemiş eleğini duvara asmış
: Yapacağını yapmış Utandınsa yüzüne kalbur tut : Utanmanın
gereksizliğini anlatır Uyku ölümün kardeşidir : Uyuyan kimsenin dünya
ile ilgisi kesilir. Olup bitenden haberi olmaz. Uzağı görmek : Bir
işin sonucunu,nasıl gelişeceğini önceden tahmin edebilmek.Tedbirli hareket
etmek. Uzun boylu : Ayrıntıları hesap ederek,etraflıca düşünmek.
Uzun uzadıya : Çok ayrıntılı olarak Uzun yaşın ahiri ölüm
: Ne kadar uzun yaşanırsa yaşansın,bütün canlılar bir gün mutlak
öleceklerdir
-Ü- Ücüğünden cücüğüne
: Bütün yönleriyle Üç aşağı,beş yukarı : Belirlenmiş bir sayıdan
biraz fazla veya biraz az olarak Üçe beşe bakmamak : Çok fazla
pazarlık etmeden alışveriş yapmak Ümidi boşa çıkmamak :
Beklediğini,umduğunu bulmak Üsküdar dolmuşu gibi birbirinin üzerine :
Çok kalabalık yer Üst perdeden başlamak : Ağzını bozmak
Üstünde durmak : Israr etmek Üstüne almak : Ödev olarak
kabul etmek,bilmek Üstüne basmak : Konuya değinmek Üstüne
varmak : Öfkelendirecek söz veya harekette ısrar etmek Üstüne vurmak
: Eklemek Üstünüze iyilik sağlık : Hastalıkla ilgili konuşurken
söylenir Üvey evlat muamelesi görmek : Ayrı ve hor görülmek
Üzerine tuz biber ekmek : Bir kimsenin acısını fazlalaştıracak,
derdini derinleştirecek davranışlarda bulunmak Üzerinize afiyet : Ben
hastayım.Sizi etkilememesini dilerim. Üzüm üzüm üzülmek : Çok üzülmek
Üzüm yemek değil,bekçi dövmek : Önemli işler dururken vakit öldüren
kişiler için kullanılır.
-V- Vadesi
gelmek : Ömrünün sonuna gelmek Vakit geçirmek : Gereksiz işlerle
uğraşmak Vakit nakittir : Zaman en değerli varlığımızdır Vara
yoğa karışmak : Her şeye karışmak Vardığın yer körse,sen de gözünü
kapa : İnsanlar,çevresindekiler ile iyi ilişkiler kurmak isterlerse onlara
uymak zorundadırlar Var kuvveti pazuya vermek : Kolunun kuvvetine
güvenmek. Vebali boynuna : Günahı ona ait anlamında Veledizina
: Babası belli olmayan Verilmiş sadakası olmak : Bir
belayı,kazayı zarar görmeden atlatmak Vık dedirtmemek : Ses bile
çıkarttırmamak Vız gelip tırıs gitmek : Hiç aldırmamak Vız
gelmek : Önemsiz görünmek,aldırış etmemek Vidin kalesi gibi metin
olmak : Dayanıklı ve sabırlı olmak Voli vurmak : Vurgun vurmak
Voyvoda kesilmek : Zalim olmak. Vur abalıya : Sessiz ve
sakin kimselere yapılan zulüm ve haksızlığı belirtmek için kullanılır.
Vur patlasın çal oynasın : Büyük eğlenceler için
söylenir. Vurucu güç : Çok etkili silahlarla donatıldığı için savaş
gücü yüksek askeri birlik Vuslat kıyamete kalmak : Kavuşma ümidi
olmamak Vücuda getirmek : Var etmek Vücudunu ortadan kaldırmak
: Öldürmek
-Y- Yabana atmak
: Dikkate almamak Yabana söylemek : Saçma ve yersiz konuşmak
Ya bu deveyi gütmeli,ya bu diyardan gitmeli : Mecburi durumlarda bir
işin mutlaka yapılması gerektiğini belirtmek için söylenir. Ya devlet
başa,ya kuzgun leşe : Büyük bir zafer için her tehlikenin, hatta ölümün bile
göze alındığını belirtir. Yağmur olsa kimsenin tarlasına yağmaz :
Kimseye faydası ve yardımı yoktur anlamında. Ya herro,ya merro :
Seçim yapılması gereken durumlarda söylenir. Yahudi pazarlığı :
Kıyasıya yapılan pazarlık Yakadan geçirmek : Evlat edinmek Yaka
paça : Hırpalayarak Yalancı pehlivan : Sözde kahraman
Yalova kaymakamı : Değersiz olduğu halde çalım satan kişilere
söylenir. Yangın var diye bağırmak : Bir şeyden çok
bıkmak,bezmek Yaptığını bilmemek : Aklı başında olmamak Yediği
naneyi kokutmak : Uygunsuzluğunu ortaya koymak Yel kayadan ne alır
: İmkansız bir durumu belirtmek için kullanılır. Yıldırım gibi :
Büyük bir hızla. Yıldızı parlamak : Şans yüzüne gülmek Yiyip
bitirmek : 1-Onmaz hale getirmek, 2-Devamlı eziyet etmek Yobaz :
Kaba,sofu. Yolu düşmek : Bir rastlantı sonucu gelmek. Yosma
: Güzel ve süslü kadın Yuf ervahına : Lanet olsun anlamındaki bir
karşı çıkma sözü. Yüreği geniş olmak : Gamsız olmak,her şeyi
kaldırabilmek Yürekte var,elde yok : Yetenekli olup,imkansızlıklar
yüzünden bunu geliştiremeyen insanlar için söylenir. Yüz yüze gelmek :
Karşılaşmak
-Z- Zahmet çekmek :
Eziyet ve yorgunluğa düşmek Zahmet etmek : Yorulmak. Zartalos
: Yellenmek Zebunu olmak : Birine çok düşkün olmak Zehir
etmek : Tadını kaçırmak Zehir zemberek : Çok acı Zembereği
boşanmak : Uzun uzun gülmek Zerre kadar : Yok denecek kadar
Zevahiri kurtarmak : Bir işi yarım yamalak yapıp eleştiri almamak
Zeval bulmak : Yok olmak. Zıvanadan çıkmak : Çok
öfkelenmek Zihne dank etmek : Uzun zamandır anlaşılamayan bir
şeyi,herhangi bir olayın araya girmesiyle birdenbire anlamak Zil gibi
: Parasız ve aç Zilleri takıp oynamak : Çok sevinmek
Zilsiz oynamak : Çok sevinmek Zokayı yutmak : Aldatılmak
Zurnacının karşısında limon yemek : Uygunsuz bir davranışta
bulunarak,çalışamaz hale getirmek Zurnayı biz çaldık,parsayı o topladı
: Haksızlık edip hazıra konanlar için söylenir. Züğürt tesellisi :
Boş,yersiz avutma Zümrüt gibi : Yemyeşil
ANASAYFAYA GİT
|